---

Toplam Sayfa Görüntüleme Sayısı

27 Eylül 2016 Salı

Unutursak Kalbimiz Kurusun

2 Eylül 2016 Cuma

çocukken hep Beşiktaş'ta okochayı izlerdim ...

3 Kasım 2013 Pazar

“Fe­ner­bah­çe­li ol­mak, si­zin için na­sıl bir an­lam ifa­de edi­yor?”

1920’li yıl­la­rın ba­şı… İs­tan­bul iş­gal al­tın­da…
Ba­zı ge­ce­ler Kur­bağ­lı­de­re­’de­ki ah­şap is­ke­le­ye ya­na­şan mo­tor­la­ra, bir ka­yık­ha­ne­de giz­le­nen si­lah­lar ve mü­him­mat yük­le­ni­yor.
Mo­tor­lar Mo­da ko­yun­dan çı­kıp, İz­mi­t’­e gi­di­yor. Si­lah­lar ve mü­him­mat ora­da mil­li mü­ca­de­le güç­le­ri­ne tes­lim edi­li­yor.
An­cak çok geç­me­den ba­zı ha­in­ler, “bu za­rar­lı (!) fa­ali­ye­ti­” iş­gal güç­le­ri­ne ih­bar edi­yor.
Bas­kın ya­pı­la­ca­ğı­nı öğ­re­nen kah­ra­man­lar da ade­ta bir cep­ha­ne­li­ği an­dı­ran ka­yık­ha­ne­yi bo­şal­tıp, si­lah­la­rı ev­le­rin­de sak­lı­yor­lar.
Ni­te­kim bas­kın ya­pı­lı­yor ama hiç­bir şey bu­lu­na­mı­yor.
Ope­ras­yo­nun ba­şa­rı­sız­lık­la so­nuç­lan­ma­sı İş­gal Or­du­la­rı Ko­mu­ta­nı Ge­ne­ral Har­ring­to­n’­u öf­ke­len­di­ri­yor.
Gö­rev­len­dir­di­ği müf­re­zey­le ka­yık­ha­ne ve ku­lüp bi­na­sı­nı ku­şat­ma al­tı­na al­dı­rı­yor.
Ara­dan ge­çen sü­reç­te öf­ke­si din­me­yen Har­ring­ton, mil­li mü­ca­de­le ru­hu­nu iti­bar­sız­laş­tır­mak için bir fut­bol tur­nu­va­sı dü­zen­li­yor.
Bu ara­da İs­tan­bul ga­ze­te­le­rin­de tah­rik edi­ci ilan­lar ya­yın­la­tı­yor.
Bun­lar­da “Gu­ard­lar kar­ma­sı, Türk ku­lüp­le­ri­ne mey­dan oku­yor. Ga­li­bi­ne, Baş­ku­man­da­n’­ın adı­nı ta­şı­yan bü­yük bir ku­pa ve­ri­le­cek. Bu maç için Türk ku­lüp­le­ri ta­kım­la­rı­na di­le­dik­le­ri gi­bi tak­vi­ye de ala­bi­lir­le­r” di­ye­rek, za­fe­rin­den emin gö­rü­nü­yor!
* * *
29 Ha­zi­ran 1923…
Top­çu kış­la­sı av­lu­sun­da­ki Tak­sim Sta­dı… Her yer hın­ca­hınç do­lu…
Çün­kü ku­pa fi­na­lin­de Fe­ner­bah­çe ile Gu­ard­lar Kar­ma­sı kar­şı kar­şı­ya ge­li­yor.
“I­ron Duc­k” zırh­lı­sıy­la özel ola­rak ge­len Mal­ta Va­li­si Lord Plum­mer ve İş­gal Or­du­la­rı Baş­ko­mu­ta­nı Ge­ne­ral Har­ring­ton şe­ref kö­şe­sin­de ke­yif­li bir soh­bet için­de­ler. Zi­ra ta­kım­la­rı­nın Fe­ner­bah­çe­’yi eze eze ye­ne­ce­ğin­den emin­ler.
Yük­sek­li­ği yak­la­şık bir met­re­yi bu­lan gü­müş iş­le­me­li, gör­kem­li Har­ring­ton Ku­pa­sı, maç so­nun­da İn­gi­liz­le­rin el­le­rin­de ha­va­ya kal­dı­rıl­ma­yı bek­li­yor…
Tur­nu­va bo­yun­ca ba­şa­rı­lı so­nuç­lar alan Irish Gu­ards, Gre­na­di­ers Gu­ards ve Golds­tre­am Gu­ards ta­kım­la­rı­nın seç­kin fut­bol­cu­la­rı­nı bir ara­ya ge­tir­mek­le ye­tin­me­yen Har­ring­ton, bu maç için Ce­be­li­ta­rık, Mal­ta ve Mısı­r’­da­ki İn­gi­liz bir­lik­le­rin­den ça­ğır­dı­ğı pro­fes­yo­nel spor­cu­la­ra da for­ma giy­di­ri­yor.
Fe­ner­bah­çe ise bu bü­yük mey­dan oku­ma­ya rest çe­ker­ce­si­ne, sa­de­ce ken­di kad­ro­suy­la sa­ha­ya çı­kı­yor.
Bü­yük bir çe­kiş­me için­de baş­la­yan ve hep ay­nı at­mos­fer­de de­vam eden ma­çın ilk ya­rı­sı­nı 1-0 ye­nik ka­pa­tan Fe­ner­bah­çe, ikin­ci ya­rı­da se­yir­ci­nin de mu­zaz­zam des­te­ğiy­le co­şu­yor. Çok geç­me­den, 60. da­ki­ka­da, Ze­ki Rı­za­’nın (Sporel) go­lüy­le be­ra­ber­li­ği ya­ka­lı­yor ve 74. da­ki­ka­da yi­ne Ze­ki Rı­za­’nın muh­te­şem go­lüy­le 2-1 ga­lip ge­li­yor…
Ta­ri­hi maç­tan son­ra Ge­ne­ral Har­ring­ton, gü­müş ku­pa­yı Fe­ner­bah­çe­’ye ve­rir­ken Tak­sim Sta­dı­’n­da fes­ler ha­va­da uçu­şu­yor ve ade­ta yer ye­rin­den oy­nu­yor.
Mil­li duy­gu­la­rı ka­ba­ran se­yir­ci­ler bu coş­ku­lu kut­la­may­la da ye­tin­me­yip fut­bol­cu­la­rı omuz­la­rı­na al­dık­la­rı gi­bi Be­yoğ­lu­’na çı­kı­yor­lar. Ku­pa al­kış­lar ara­sın­da Be­yoğ­lu­’n­da do­laş­tı­rı­lı­yor.
Bu ga­li­bi­yet, tüm yurt­ta düş­ma­na kar­şı ka­za­nıl­mış mil­li bir za­fer et­ki­si ya­ra­tı­yor.
* * *
Yıl 1972… İs­tan­bul…
Har­ring­ton Ku­pa­sı fi­na­lin­de Fe­ner­bah­çe­‘nin so­la­çık mev­ki­in­de oy­na­yan mer­hum Bed­ri Gür­so­y’­la rö­por­taj ya­pı­yo­rum.
“Fe­ner­bah­çe­li ol­mak, si­zin için na­sıl bir an­lam ifa­de edi­yor?” so­ru­su­na Bed­ri Bey, hiç unu­ta­ma­dı­ğım şu ce­va­bı ve­ri­yor:
“Fe­ner­bah­çe­li ol­mak, mil­li mü­ca­de­le­den ya­na ol­mak­tır…
Fe­ner­bah­çe­li ol­mak Ata­türk­çü ol­mak­tır.
Fe­ner­bah­çe for­ma­sı­nı ta­şı­mak, be­nim için bay­ra­ğı­mı­zı ta­şı­yor ol­mak­tır…
Ne mut­lu ba­na ki, bu şan­lı for­ma­yı giy­dim ve ne mut­lu ba­na ki Har­ring­ton Ku­pa­sı­’nı kal­dı­ran Fe­ner­bah­çe­li­ler­den bi­ri ol­dum…”
* * *
3 Ka­sım 2013…
Fe­ner­bah­çe­li­ler bu­gün baş­kan­la­rı­nı seç­mek için san­dı­ğa gi­di­yor…
HİÇ KİM­SE KUŞ­KU DUY­MA­SIN Kİ GER­ÇEK FE­NER­BAH­ÇE­Lİ­LER ATA­TÜRK­ÇÜ OL­MA­NIN, MİL­Lİ MÜ­CA­DE­LE­DEN YA­NA OL­MA­NIN VE FOR­MA­SI­NI BAY­RAK Gİ­Bİ SEV­ME­NİN GU­RU­RU VE Bİ­LİN­CİY­LE OY­LA­RI­NI KUL­LA­NI­YOR.